Bu analitik çalışma, SYCAC tarafından Aralık 2025 ile Ocak 2026 arasında Suriye’nin on bir vilayetinde gerçekleştirilen toplum temelli sivil diyalogların birleştirilmiş analizini sunmaktadır.
Diyaloglar; sivil toplum aktörlerini, toplum liderlerini, uzmanları, kadınları ve gençleri farklı geçmişlerden bir araya getirmiştir. Çalışmanın amacı, yıllar süren çatışma ve parçalanmanın ardından toplumların aidiyet, birlikte yaşam, otorite, güvenlik ve ortak bir siyasal ve toplumsal alanın yeniden kurulması konularını nasıl değerlendirdiğini anlamaktır.
Coğrafi Kapsam
Çalışma; Halep, Rakka, Süveyda, Dera, İdlib, Deyrizor, Haseke, Şam, Humus, Hama ve Tartus’ta yürütülen diyalog ve istişarelere dayanmaktadır.
Başlıca Bulgular
- Vatandaşlık, aidiyet ve korumaya erişim temel kaygılar olmaya devam etmektedir.
- Güvenlik, sivil ve siyasal katılım için gerekli bir ön koşuldur.
- Geçiş dönemi adaleti ve geçmiş ihlallerin etkileri toplumların beklentilerini şekillendirmeyi sürdürmektedir.
- Nefret söylemi ve yanlış bilgi, yerel gerilimleri hızla tırmandırabilmektedir.
- Toplumlarla kamu kurumları arasındaki ilişkiler güvensizlik ve eşitsizlik algısından etkilenmektedir.
- Kadınlar ve gençler barış inşasında önemli ancak çoğunlukla gayriresmî roller üstlenmekte, resmî karar alma mekanizmalarına erişimleri ise sınırlı kalmaktadır.
- Toplumlar; onur, eşitlik, hesap verebilirlik ve öngörülebilir yönetişim temellerine dayanan yeni bir toplumsal sözleşme talep etmektedir.
Gelecekteki Programlama Öncelikleri
Bulgular, yerel bağlamlara uyarlanmış ve aynı zamanda ulusal uyuma katkı sunan barış inşası müdahalelerine ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Toplumlar; kapsayıcı sivil katılımı, güvenilir arabuluculuk mekanizmalarını, diyaloğun sürekliliğini, kadınlar ve gençler için gerçek temsil imkânlarını, ekonomik fırsatları, kimlik temelli damgalanmaya karşı korumayı, sivil toplumun desteklenmesini ve toplumlarla politika süreçleri arasındaki bağların güçlendirilmesini öncelik olarak belirtmiştir.
Çalışma, mevcut yerel kaynaklara ve aktörlere dayanan uzun vadeli ve yerel olarak kök salmış yaklaşımlar önermektedir. Ayrıca barış inşasının güvenlikten, geçim kaynaklarından, güvenilir bilgiye erişimden, hesap verebilir yönetişimden ve adalet meseleleriyle açık biçimde yüzleşmekten ayrı ele alınamayacağını vurgulamaktadır.
Analitik çalışmanın tamamını aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.
